7 Şubat 2012 Salı

ÇIKAR İŞTE İÇİNDEKİ GÜZELLİKLERİ :)

Hayatımızda çoğu zaman olumsuzluklarla karşılaşmak için kendimizi zorladığımızı düşünüyorum. Oysaki etrafımızda o kadar olumlu olaylar yaşanıyor ki, biz onlara karşı gözümüzü kapatmayı seçiyoruz. Bence bu küçüklüğümüzden beri bize aşılanıp durmasından ileri geliyor. Aslında biz olumlu her şeyi görebilmeyi çok çok iyi biliyoruz J Öyle değil mi yoksa? Neden gülüyorsunuz ki, bu sıkıntıların arasında “kolaysa sen gör de görelim” mi diyorsunuz? O zaman bir düşünelim. Sabah uyandığımızda başımızı sokacağımız bir yaşam alanında uyanıyoruz. En önemlisi de uyanabiliyoruz. Yani bizi orada son nefesimizi vermiş şekilde bir kimse bulmuyor. Buradaki güzelliği yakalayamadan güne başlıyoruz. O gün yapacağımız işleri düşündükçe yataktan kalkabilecek cesareti kendimizde toplayamıyoruz. Ama kalkabilecek, koşturabilecek bir çift ayağımız olduğunu yine unutuyoruz. Aslında bir yaşama sahip olduğumuzu unutarak yaşamaya çalışıyoruz. Bence yaşamın en güzel yanı, her gün seni yepyeni bir günün beklediğini bilerek uyanmak ve o güzellikleri yakalamaya çalışarak günü tamamlamaktır. O güzellikleri bulup ortaya çıkarmak senin elinde. Onun için çabalarsan, daima gülümsemeye çalışırsan, elbet o da sana bir kıyak yaparak tüm güzellikleri önüne sermeye çalışacaktır. İnsan içindeki güzelliği ortaya koyduğunda hiçbir şeyden korkmaması gerekir. Bırak ezsinler. Seni kırıp geçsinler. Sen o güzellikleri onlar ezip geçsin diye ortaya çıkarmadın ki, kendinin saflığını, temizliğini ön plana çıkararak diğer tüm güzelliklere ulaşabilmek için gözler önüne serdin. Burada tabi kirlenecekler, yok olmaya çalışacaklar ama sen onları bıkmadan, usanmadan saf ve temiz bir şekilde tutmayı becerebilirsen var ya… İşte o zaman o çiğneyip kirletmeye çalışanlar bile utanarak sana yardımcı olmaya çalışacaklar. Hatta o güzellikleri bulabilmek adına senin gittiğin yolları arayacaklar. Attığın adımları takip etmeye çalışacaklar. Sen ne yaparsan onu yapmaya çalışacaklar. Ama ne yaparlarsa yapsınlar, güzelliklere ulaşamadıklarını görünce şaşırmaya başlayacaklar. Belki de kızmaya başlayacaklar. İşte asıl sorun orada başlayacak. Herkesin, etrafında yaşanan güzelliği ortaya çıkarma şeklinin aynı olmadığını geçte olsa anlamaya başlayacaklar. Sen gülerek ortaya çıkartabilirsin güzelliklerini, o ise koşarak ortaya çıkartır güzelliklerini. Diğeri ise aradığında bulabilir tüm güzellikleri. Hepsinin tek bir ortak noktası ise gülümseyerek hep mutluluğu düşünmektir oysaki. Olumsuz düşünerek ulaşamayız güzelliklere. Olumlu düşünmeye başlayarak tutunmalıyız hayata. Şu an olumsuzluklar içinde boğuluyor bile olsak, onların bizleri yetiştirmek adına hayatımıza girdiğini ve elbet bir gün bizi terk ederek sadece olumlu, pozitif, mükemmelliklerle baş başa bırakacağını bilerek savaşmalıyız kötülüklerle. O karanlığın ucunda her zaman bir ışık vardır. O ışığa ulaşmak uğruna elimizde olan küçücük imkânlarla, kazmayı sürdürmeli o tünelden çıkmayı başarabilmeliyiz. “Dün neden bunları yaşadım? Ben bunları hak edecek ne yaptım?” demeyi bırakarak yaşadığımız her şeye bir tecrübe adını vermeli ve hayatımızın tecrübelerin birleşmesinden oluştuğunu hatırlamalıyız. Atacağımız adımı düşünürken ise “ben buradan geçtiğimde zorlanmıştım, kötülüklerle karşılaşmıştım” diyerek adımımızı değiştirmemeli ve her seferin karşılaşacağımız zorlukların farklı olacağını düşünmeliyiz. “Ya her seferinde de kötülüklerle savaşmak zorunda kalıyorum” diye söylenmek yerine “ben her seferinde deneyim kazanıyor ve adımlarımı sağlam atabilmek için güç topluyorum” diyerek adımlarımızı atmalı ve sonunda güzellikleri ortaya çıkarmaya başladığımızı görmeliyiz…


27.01.2012 – 01.59

6 yorum:

  1. Hayata tutunabilme adına okudugunda içinde çicekler açan ve sokaga cıkıp alabildiğine koşmayı uyandıran umut dolu bir paylaşım.Lakin sunu düşündüm.Tekrar hayata başlamak ister misin ?Yada başlasan aynı emre olur muydun ?Bence cok zor.Ne sen nede ben yeniden aynı acılarla hayata başlasak yine simdiki biz olamayız.Bunu değiştiren bunu saglayan nedir dersen sanırım anlık birşey intihar gibi..İntihar da anlık bir şeydir..Bence hayat intiharı düşünürken son anda seni arayan ve yaşanacak birşeylerin daha oldugunu hissettiren kişinin varlıgıdır..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yorumun için çok teşekkür ederim Adsız arkadaşım sayın M.Ş.A.
      Ben o kişiyi kaybettiğimi düşünsemde, ona yaşamın kıyısında rastlamaya çalışıyorum. Gün gelecek belki bulacağım, belki bende o kıyıda kaybolup gideceğim.
      Ama asıl olan şu ki, ben nefes alabiliyorum ve içimdeki tüm güzellikleri ortaya çıkarmak için çaba gösteriyorum. İşte bu güzelliklerle daha ne güzellikler bulacağım, nefes alıp göreceğim...

      Sil
    2. Kaybede kaybede kazanıyoruz abi belkide..Umarım büyük kazanclar saglayacagın bir kaybediştir..Büyük kazanımlar senin olmayışı dileklerimle..O yaşamın kıyısında rastlamayı bile düşünme derim..O rast gelirse yolunu değiştir.Cünkü geldiginde yeniden gitmeyecegi ne malüm..Cünkü bir kere gitti...Bence kıyıda bile dolaşma artık daha cesursun dibine dalmalısın denizin...

      Sil
    3. Ben o diplerden çıkalı çok oldu sayın M.Ş.A. Artık dimdik ve ileri doğru yürümeye başladım. O yaşamın kıyısında da güzelliklerle karşılaşmayı dilediğim için yürüyorum. Yepyeni umut dolu güzelliklerle her daim karşılaşmak üzere dostum M.Ş.A. Ben inanarak adım atıyorum. İnanınca o mutluluğu yaşayacağımı biliyorum. Son olarak ta sana tavsiye olarak sunayım diye düşünüyorum :)

      Sil
  2. Güzel yazı olmuş, herkes okumalı :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Gerçekten canı gönülden teşekkür ederim. Yorumlar insana güç veriyor. Okunabilmek güzel bir duyguymuş :)

      Sil