Hayatımızda çoğu zaman olumsuzluklarla
karşılaşmak için kendimizi zorladığımızı düşünüyorum. Oysaki etrafımızda o
kadar olumlu olaylar yaşanıyor ki, biz onlara karşı gözümüzü kapatmayı
seçiyoruz. Bence bu küçüklüğümüzden beri bize aşılanıp durmasından ileri
geliyor. Aslında biz olumlu her şeyi görebilmeyi çok çok iyi biliyoruz J Öyle değil mi yoksa? Neden gülüyorsunuz ki, bu
sıkıntıların arasında “kolaysa sen gör de görelim” mi diyorsunuz? O zaman bir
düşünelim. Sabah uyandığımızda başımızı sokacağımız bir yaşam alanında uyanıyoruz.
En önemlisi de uyanabiliyoruz. Yani bizi orada son nefesimizi vermiş şekilde bir
kimse bulmuyor. Buradaki güzelliği yakalayamadan güne başlıyoruz. O gün
yapacağımız işleri düşündükçe yataktan kalkabilecek cesareti kendimizde
toplayamıyoruz. Ama kalkabilecek, koşturabilecek bir çift ayağımız olduğunu yine
unutuyoruz. Aslında bir yaşama sahip olduğumuzu unutarak yaşamaya çalışıyoruz. Bence
yaşamın en güzel yanı, her gün seni yepyeni bir günün beklediğini bilerek
uyanmak ve o güzellikleri yakalamaya çalışarak günü tamamlamaktır. O
güzellikleri bulup ortaya çıkarmak senin elinde. Onun için çabalarsan, daima
gülümsemeye çalışırsan, elbet o da sana bir kıyak yaparak tüm güzellikleri
önüne sermeye çalışacaktır. İnsan içindeki güzelliği ortaya koyduğunda hiçbir
şeyden korkmaması gerekir. Bırak ezsinler. Seni kırıp geçsinler. Sen o
güzellikleri onlar ezip geçsin diye ortaya çıkarmadın ki, kendinin saflığını,
temizliğini ön plana çıkararak diğer tüm güzelliklere ulaşabilmek için gözler
önüne serdin. Burada tabi kirlenecekler, yok olmaya çalışacaklar ama sen onları
bıkmadan, usanmadan saf ve temiz bir şekilde tutmayı becerebilirsen var ya…
İşte o zaman o çiğneyip kirletmeye çalışanlar bile utanarak sana yardımcı
olmaya çalışacaklar. Hatta o güzellikleri bulabilmek adına senin gittiğin
yolları arayacaklar. Attığın adımları takip etmeye çalışacaklar. Sen ne
yaparsan onu yapmaya çalışacaklar. Ama ne yaparlarsa yapsınlar, güzelliklere
ulaşamadıklarını görünce şaşırmaya başlayacaklar. Belki de kızmaya
başlayacaklar. İşte asıl sorun orada başlayacak. Herkesin, etrafında yaşanan
güzelliği ortaya çıkarma şeklinin aynı olmadığını geçte olsa anlamaya
başlayacaklar. Sen gülerek ortaya çıkartabilirsin güzelliklerini, o ise koşarak
ortaya çıkartır güzelliklerini. Diğeri ise aradığında bulabilir tüm
güzellikleri. Hepsinin tek bir ortak noktası ise gülümseyerek hep mutluluğu
düşünmektir oysaki. Olumsuz düşünerek ulaşamayız güzelliklere. Olumlu düşünmeye
başlayarak tutunmalıyız hayata. Şu an olumsuzluklar içinde boğuluyor bile
olsak, onların bizleri yetiştirmek adına hayatımıza girdiğini ve elbet bir gün
bizi terk ederek sadece olumlu, pozitif, mükemmelliklerle baş başa bırakacağını
bilerek savaşmalıyız kötülüklerle. O karanlığın ucunda her zaman bir ışık
vardır. O ışığa ulaşmak uğruna elimizde olan küçücük imkânlarla, kazmayı
sürdürmeli o tünelden çıkmayı başarabilmeliyiz. “Dün neden bunları yaşadım? Ben
bunları hak edecek ne yaptım?” demeyi bırakarak yaşadığımız her şeye bir
tecrübe adını vermeli ve hayatımızın tecrübelerin birleşmesinden oluştuğunu
hatırlamalıyız. Atacağımız adımı düşünürken ise “ben buradan geçtiğimde
zorlanmıştım, kötülüklerle karşılaşmıştım” diyerek adımımızı değiştirmemeli ve
her seferin karşılaşacağımız zorlukların farklı olacağını düşünmeliyiz. “Ya her
seferinde de kötülüklerle savaşmak zorunda kalıyorum” diye söylenmek yerine
“ben her seferinde deneyim kazanıyor ve adımlarımı sağlam atabilmek için güç
topluyorum” diyerek adımlarımızı atmalı ve sonunda güzellikleri ortaya çıkarmaya
başladığımızı görmeliyiz…
27.01.2012 – 01.59
Hayata tutunabilme adına okudugunda içinde çicekler açan ve sokaga cıkıp alabildiğine koşmayı uyandıran umut dolu bir paylaşım.Lakin sunu düşündüm.Tekrar hayata başlamak ister misin ?Yada başlasan aynı emre olur muydun ?Bence cok zor.Ne sen nede ben yeniden aynı acılarla hayata başlasak yine simdiki biz olamayız.Bunu değiştiren bunu saglayan nedir dersen sanırım anlık birşey intihar gibi..İntihar da anlık bir şeydir..Bence hayat intiharı düşünürken son anda seni arayan ve yaşanacak birşeylerin daha oldugunu hissettiren kişinin varlıgıdır..
YanıtlaSilYorumun için çok teşekkür ederim Adsız arkadaşım sayın M.Ş.A.
SilBen o kişiyi kaybettiğimi düşünsemde, ona yaşamın kıyısında rastlamaya çalışıyorum. Gün gelecek belki bulacağım, belki bende o kıyıda kaybolup gideceğim.
Ama asıl olan şu ki, ben nefes alabiliyorum ve içimdeki tüm güzellikleri ortaya çıkarmak için çaba gösteriyorum. İşte bu güzelliklerle daha ne güzellikler bulacağım, nefes alıp göreceğim...
Kaybede kaybede kazanıyoruz abi belkide..Umarım büyük kazanclar saglayacagın bir kaybediştir..Büyük kazanımlar senin olmayışı dileklerimle..O yaşamın kıyısında rastlamayı bile düşünme derim..O rast gelirse yolunu değiştir.Cünkü geldiginde yeniden gitmeyecegi ne malüm..Cünkü bir kere gitti...Bence kıyıda bile dolaşma artık daha cesursun dibine dalmalısın denizin...
SilBen o diplerden çıkalı çok oldu sayın M.Ş.A. Artık dimdik ve ileri doğru yürümeye başladım. O yaşamın kıyısında da güzelliklerle karşılaşmayı dilediğim için yürüyorum. Yepyeni umut dolu güzelliklerle her daim karşılaşmak üzere dostum M.Ş.A. Ben inanarak adım atıyorum. İnanınca o mutluluğu yaşayacağımı biliyorum. Son olarak ta sana tavsiye olarak sunayım diye düşünüyorum :)
SilGüzel yazı olmuş, herkes okumalı :)
YanıtlaSilGerçekten canı gönülden teşekkür ederim. Yorumlar insana güç veriyor. Okunabilmek güzel bir duyguymuş :)
Sil