İYİ Kİ
DOĞMUŞSUN UFAKLIK :)
Ne
demek lazım acaba? Hangi kelimeleri bir araya getirerek doğum gününü kutlamak
gerekir senin? Hayatımda ki yerin ile doğru bir tespite varıp sana aktarabilir
miyim acaba en derininden? Fazla uzatmadan yazmaya başlayayım o zaman ki, seni
sıkmadan tüm yazıyı okutabileyim.
Bir bahar sabahı beni sessizlikler içinde
bırakarak gitmişlerdi diyerek başlarsam yuh o zamandan bu zamana kadar
anlatırsan sıkılıp okumam mı diyorsun yoksa? Tamam tamam ufaklık, o tatlı
duruşundan başlıyorum o zaman. Kendimi tanımama sebep sensin bunu bil istiyorum.
Yorgan altındaki o kıkırdamalar hiç unutulur mu diye devam ediyorum. Gözyaşları
yanaklarımdan süzülürken ne oldu şimdi demeden sessizce silip yanımda oturmanı
özlüyorum. Akıt onları ki senin ne kadar güçlü olduğunu göreyim demeni
özlüyorum. Ya ben seninle birlikteyken bile özlemlerim çoğalmışken 82 gün sonra
nasıl olacak duygularım? Benim küçüğüm gerçekten o kadar büyüdü mü diye
sormayacak mıyım? En çok benim kanamayacak mı yüreğim? Ben su isterken bile
hayata hazırlıyorum seni diyerek kime takılacağım. Canım sıkıldı hadi bir
taksim havası alalım mı diye kime soracağım. Sen de bırakıp gittiğin zaman, kim
benim sessizliklerimi dinleyecek? Yeter artık konuş demezler mi o sessizlikte?
Bıktım bu sessizliğinden derlerse konuşabilecek miyim acaba tekrardan? Hadi
tavuk yapayım dediğim zaman beşamel sosunu kim hazırlayıp üstüne dökecek?
Olumsuzluklar peşimi bırakmadığında, anlatacak kimsem kalmadığında sen tekrar
aynı şeyleri dinleyecek misin? Kardeşler arasına giren, bildiğimiz kâğıt
parçasının üzerine çizilen resimlerle para adını alan nesne, gün geldiğinde bizim
de aramıza girecek mi? Kulaklarım yara içindeyken 2 gün içinde geçmesi için kim
sürecek o kremleri? Yaz günü öksürdüğümde kim kalkıp gecenin bir yarısında şurup
alıp getirecek? Elimi aptalca burktuğum (?) zamanlarda kim eczaneden krem ve bandaj
alıp gelecek? Oooo sayıp duracağım galiba böyle. Yaptıklarını görünce daha mı
kötü oldum ben ya? Aslında onu bunu bırak ta ben gecenin bir yarısı bir yerlere
saklanıp kimi korkutacağım?
Aslında
sıramı mı vermeseydim acaba? O zaman vakitler birlikte geçerdi öyle değil mi?
Ben kime karşı, kullanacağım kelimeleri düşünmeden söyleyeceğim? Aklıma geleni
değil, ağzıma geleni söylediğimde bile arkanı dönüp çıktığın o kapıdan dolaşıp
diğer kapıdan karşıma çıkışını özlemeyecek miyim? Üstat dememiş miydi “kardeş
gönül aynası işte bakmasını bilene J” Ya işte biz aynamızı daha o
zamanlar gözlerimizden ulaşarak görmedik mi seninle? Ne söylersek söyleyelim,
ne yaparsak yapalım, o yüreklerin sadece iyiliğimizi düşünerek attığını
gördüğümüz için ayırmadık dimi adımlarımızı, ne dersin? Sana kızıp sırtımı
dönebilir miyim hiç ya? Gözümüzden süzülen yaşlarla büyümedik mi biz? Bir daha
akmasına izin verir miyim sence? Sadece mutluluk için akmasını isterim onların.
Acı yaşamadan kenetlenerek bir hayat sürmeyi isterim bir de. Mutlu ol be ufaklık.
Hem de en kocamanından. Evhamı burada bırakarak yeni adımlarını atmaya çalış
ama. Mutlu olmayı çok hak ediyorsun çünkü. Ayrıca ben senin küçüğün değilim
tamam mı? Büyük olan benim tamam mı? Her seferinde bunu hatırlattırma bana!
Senin bana değil benim sana kızıp bağırmam gerekiyor J
Zaten herkesin ağabeyi değil miyim J Ağabey en çok bende durunca yakışıyor öyle değil mi ufaklık J İki yaş için mi ağabey diyorsun diyenlere inat duruşumuzu bozmadık biz öyle değil mi? Biz ağabeyliği yaşımızla değil duruşumuzla ortaya çıkardık öyle değil mi ufaklık? Boş ver beni be ufaklık. Bugün senin günün, doya doya çıkar tadını. Yapacağın her şeyi sonuna kadar hak ediyorsun sonuçta. Ne yaparsan yap, düşünmene, arkana bakmana gerçekten gerek yok. Çünkü adımlarını gözetleyen birileri (J) var…
Zaten herkesin ağabeyi değil miyim J Ağabey en çok bende durunca yakışıyor öyle değil mi ufaklık J İki yaş için mi ağabey diyorsun diyenlere inat duruşumuzu bozmadık biz öyle değil mi? Biz ağabeyliği yaşımızla değil duruşumuzla ortaya çıkardık öyle değil mi ufaklık? Boş ver beni be ufaklık. Bugün senin günün, doya doya çıkar tadını. Yapacağın her şeyi sonuna kadar hak ediyorsun sonuçta. Ne yaparsan yap, düşünmene, arkana bakmana gerçekten gerek yok. Çünkü adımlarını gözetleyen birileri (J) var…
İyi
ki doğdun küçüğüm, beraber daha nice mutlu senelere ufaklığım…
