8 Mart 2012 Perşembe

PROVALAR :)


Alıntıdır

PROVALAR J

Şükrederek huzurlu bir hayat sürmeye mi başladın. Yoksa etrafındaki her şeyden durmadan şikâyet mi ediyorsun?  Yaşayabildiğin güzel hayatın için şükretmeyi ihmal ederek mi günlerini geçiriyorsun? Düzgün giden bir yaşantım yok mu diyorsun? Ya bir an için her şey gerçekten ters gitmeye başlasa, nasıl bir hayatın olurdu? Zorlukları tam anlamıyla göğüsleyebilir miydin? Buna hazırlamış mıydın kendini? Yoksa bana hiçbir şey olmaz, çok güçlüyüm ve bu gücü kolayca kaybetmem mi demiştin. Burada anlatmak istediğime yavaşça geliyorum. Mesela gelirinizin bir günlük kazancı ile bir hafta geçirebilir misiniz? Çok yüksek geliri olanları ayrı kefeye koymuyorum, onlarında yaşantısı ona göre olduğu için farklı bakış açısı getirerek bir günlük harcamanızı, bir hafta da yapmaya çalışarak hayatınızı sürdürebilir misiniz diye soruyorum. İşte burada provalar başlıyor. O provayı yaparak, zorluğu yaşayarak ileride çekeceğin bir sıkıntıya karşı kendini hazırlamış oluyorsun. Kolayca yıkılmaman için temellerini güçlendirmiş oluyorsun. Maddi durumları böyle aşmaya çalışabilirsin. Ama sıkıntı sağlığınla ilgili olursa ne yapacaksın? Düşünsene kaza geçiriyorsun ve gözlerin görmemeye başlıyor. Sesleri duyabiliyor ama suretlerini göremiyorsun. Tatları hissediyor ama nasıl bir sofra hazırlandığını göremiyorsun. Güzel bir koku geliyor ama nasıl bir hazırlık evresi geçirdiğini göremiyorsun. Karşıdan karşıya geçmeye çalışıyorsun. Günlük hayatında kullandığın o beyaz bastonunla çok kısa bir mesafe için yalnız bir şekilde karşıya geçmeye çalışırken, bilgisiz biri geliyor ve şu bastonlu adam beni zaten görüyordur diyerek hızını azaltmıyor. Son anda senin kaçmadığını görüyor ama sana büyük bir hızla çarpıyor. Onun bilgisizliği, dikkatsizliği yüzünden hayatından da oluyorsun. Ya da gün geliyor işitme duyunu kaybediyorsun. İnsanlar karşında konuşuyorlar ama ne konuştuklarını duyamıyorsun. Televizyonda bir şeyler izlemeye çalışıyor ama altyazı olmadığı için yine bir şey anlamıyorsun. Ama son zamanda bu konuda duyarlılığını gösteren televizyonun asi çocuğu Okan Bayülgen’ in programını izliyorsan konudan kopmuyor ve anlatılanları anlamaya çalışıyorsun. Yine de insanlarla konuşamadığın için derdini tam anlamıyla anlatamıyor ve yazmaya çalışıyorsun. Yaşamdan işte orada kopmaya başlıyor ve zor da olsa yaşamaya çalışıyorsun. Ya da çok büyük bir kaza geçiriyorsun. Yaşama tutunmayı başarıyor ama kollarını ya da bacaklarını kaybediyorsun. Çevrendeki birinin yardımı olmadan hareket etme kabiliyetini kaybediyor, muhtaç bir hale geliyorsun. Şimdi anlayabildin mi engelli birinin hayatının ne kadar zor olduğunu? Gün içinde onlarla karşılaşarak, düşüncesizce hayatlarını zora soktuğunu? Belki de günün birinde senin başına gelecek ve bu zorluklarla sen karşılaşacaksın. İşte o gün gelmeden provalarımıza bunları eklemeye çalışmalıyız diye düşünüyorum. Onların karşılaştıkları zorlukları biraz olsun anlayabilirsek, bilinçlenerek onlara daha çok yardımımız olacağını sanıyorum. Ayrıca kendimizde de güçlenerek her şeye karşı daha duyarlı bir yapı elde edeceğimizi görebiliyorum. (görmek istiyorum)


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder